neye karar vermiştik?
ağustos başı ile bikininin I LOVE MY BODY! programına başlayacaktık.
e bugün 31 temmuz.
hiç bir şey kalmadı.
bu zamana kadar ne yaptık?
dün 2 koca tabak mantı yedim.
bir önceki gün iyi ki tanıştık sevgilim dedim
bir büyüğe selam verdim.
bir önceki gün gece yarısı bir tencere makarnayı hüplettim.
bir önceki gün bir tepsi gül böreğini mideye gömdüm.
hafta sonunu anlatmak güç.
tabi yakın geçmişte dostlarla yapılan bol eğlenceli bir de bayram tatili vardı.
yani bolca yedim.
bolca içtim.
günlük 4000 adımın üzerine çıkmadım.
esnemeyi geçtim,
mümkün olduğunca az hareket ettim.
yani I LOVE MY BODY! demeden
i love eating, drinking, have fun with friends and passivity dedim.
karbonhidrat aşığı bir kadın olarak
mümkün olduğunca kendimi karbonhidrata doyurdum.
bu hafta sonunu da dostlarla bol yemeli içmeli geçiririz.
hatta pazartesi olmadan bir de burger king çılgınlığı yapmak istiyorum.
bikini bu yazdıklarımı görse;
seni beni boşuna okumuşsun canım der heralde:)
ama bunlar hazırlığın maneviyatı benim için
hazırlığın motive eden kısmı.
sonra ağustos ayının ilk pazartesi gelecek
ve bambaşka bir güne uyanacağım ben.
hem de saat 06:00'da!
I LOVE MY BODY! diyerek ve gülümseyerek.
tabi tam da bu tarihten önce bir de alışveriş listesi hazırlamak gerek.
kış hazırlığı için kampanyadayken koşu bandını aldık.
ama kurulum sırasında priz ayrıntısını düşünemediğim için bir uzatma almak gerek.
gerçi ağustos ayında sahilde yürümeye devam ederim diye düşünüyorum
ama olsun kışa hazır olalım.
sassy su için taze zencefil bulmak gerek.
evdeki cipslerin, kurabiyelerin yerini sağlıklı atıştırmalıklarla, bol sebzeyle doldurmak gerek.
anneye söylemek; kışlık bamya ve taze fasülye hazırlığını yaptırmak gerek.
kışlık domatesi de unutmamak gerek.
o büyüklerin, kırmızıların yerine taptazecik bitki çayları koymak gerek.
odayı teknolojiden steril bir hale getirmek için bir çalar saat almak gerek.
mantıların, makarnaların yerine protein ağırlıklı besinler koymak gerek.
pilates malzemelerim eksiksiz ama
şu koca göbekten kurtulmak için bir hullohop eğlence takvimi hazırlasam o da güzel olur belki.
hatta bir kaç inceltici yağın mucizesine inanıp evi aromatik yağlarla da doldurayım.
iyisi mi ben gidip hazırlıklarımı tamamlayayım.
şurada pazartesiye ne kaldı ki.
yazıyı tamamlamadan
aklıma da gelmişken
bir de bikiniye sorayım o adımsayarı nereden almış, markası neymiş, memnun muymuş.
teknolojiden steril hale gelmek, biraz da buydu değil mi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder