hayatımdan pirinci, beyaz unu vs. çıkardım diyince,
bulgurlu bir yemek tarifi ile örneklendireyim dedim..
yaprak sarmasını sevmeyen var mıdır bilmiyorum ama
ben yemesinin yanında yapmasını da çok seviyorum.
bir güzel kırmızı'yı yanıma alıp
güzel bir film açıp
pıtır pıtır kıvır kıvır yaprak sarmak keyifli geliyor.
zeytinyağlısı mı,
etlisi mi
ikisi de..
halbuki, etlisini sevdiğim yemeği zeytinyağlı,
zeytinyağlısını sevdiğimin de etlisini hiç sevmem ama
yaprak sarması bir istisna..
gelelim tarife,
bugün etlisinin tarifini paylaşmak istedim..
artık satır kıyma yapan kasaplar çok az kaldı,
ama benim kasabım sağolsun hiç kırmaz beni
350 gr. dana, 150 gr. kuzu etinden satır kıyma
yarım kilo kadar yaprak,
ben eksik gelirse ilave ediyorum, fazla gelirse üstünü kapatıyorum
1 buçuk su bardağı pilavlık bulgur,
1 orta boy soğan (isteğe bağlı, bazen soğansız yapıyorum, o da çok güzel oluyor)
1 demet dere otu
1 demet taze nane
1/2 demet maydonoz,
2 yemek kaşığı domates biber salça karışımı
isteğe göre baharat
yaprak konusunda şanslıyız,
ne de olsa Ege'de yaşıyoruz,
üstelik yengem B'nin ailesi Akhisar'da
teyzem F.'nin ailesi de Alaşehir de yaşıyor
sağolsunlar sevdiğimi de bildiklerinden
hep en tazesini, en incesini, en düzgün biçimlisini bana ayırırlar
yenge B.den gelenler buzlukta saklanacak şekilde gelir,
teyze F. kola şişelerini minnak minnak doldurup gönderir.
ikisininki de çok tuzlu olmadığı için ben tuzundan arıtcak bir yöntem kullanmıyorum
ama siz salamura yapraktan yapacaksınız,
mutlaka bir kaç saat sık sık suyunu değiştirerek yıkayın yaprakları.
kaynamış suya yaprakları 5'er-6'şar atıyorum,
bir kaç saniye bekleyip sudan çıkarıyorum,
yaprakların hazırlık süreci bu kadar.
öncelikle sarmayı pişireceğim tencereye zeytinyağı koyup salça karışımını kavuruyorum,
soğanı ve yeşillikleri yemeklik doğrayıp
büyük bir kapta karıştırdığım kıyma ve bulgura ilave ediyorum,
üzerine kavrulup soğumaya yüz tutmuş salçayı ve baharatları ekleyip biraz yoğuruyorum.
iç malzememiz de hazır.
herşey hazır olunca geçiyorum salona,
takip ettiğim dizi varsa dizi
yoksa digiturk portaldan bir film açıyorum,
artık moduma göre
bir kırmızıyla mı renklendiririm geceyi,
yoksa %100 gold la mı değişiyor.
oturuyorum televizyonun karşısına,
önümde bir koca kap sarma içi,
çıtırcık çıtırcık yapraklar sarıyorum da sarıyorum..
ama sararken de saplantılıyım,
her biri aynı boyda olmalı,
içi yaprağın içine koydukça parmak hesabı ölçüyorum,
4 parmağım benim kendi ölçüm,
hepsi bir fiil nizami.
hepsini sardıktan sonra,
salçayı kavurduğum tencerenin dibine,
kalan ya da kopan ya da şekilsiz ya da kalın yaprakları koyuyorum,
ama yaprağın bir kısmıyla önce tencere dibindeki salçalı yağı sıyırıyorum,
yaprakların bir kısmını serip üzerine de yağlı yaprakları sıralıyorum,
üzerine hepsi eşit şekilde pişebilsin diye yaprakları dikey olarak diziyorum.
amaaan dikkat,
sakın ha yakmayalım,
çünkü böyle dizince yaprakların sadece alt sırasındakiler değil hepsi yanıp ziyan oluyor
üzerine ben işimi güvenceye alıp 2 bardak sıcak su koyuyorum,
yarım dilimi minik minik doğrayıp tencereye atıyorum,
biraz zeytinyağı gezdiriyorum ve
kalan ya da kopan ya da şekilsiz ya da kalın yaprakların
geri kalanını yaprakların üzerine kapatıp pişiriyorum.
pişme süresi yaprağa göre değiştiği için bir zaman dilimi veremem,
ben deneye deneye piştiğine karar verince altını kapatıyorum..
haydi bir de siz deneyin,
bakalım bulgurlu yaprak sarmasını beğenecek misiniz?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder